Dağ mı Tümsek mi

Bazen çok iyi hissederiz kendimizi. Yaşam akar rahat rahat. Bir çok problemlerimizin varlığına rağmen, enerjimiz öylesine yükselir ki, o problemler gözümüzde küçücük olur… Etrafımızla bir bütün oluruz. Kendimizi güçlü hisseder ve her durumun altında rahatlıkla kalkabileceğimize inanırız. Herşey olması gerektiği gibidir ve buna tüm benliğimizle inanırız. Varlığımız farklı bir mutlulukla dolar…

Bazen de tam tersine dar hissederiz kendimizi. Problemlerimiz o kadar büyük görünür ki gözümüze, nefessiz kalırız. Endişeler başlar teker teker bizi rahatsız etmeye. Yaşam kararmaya başlar. Mutsuzluk dolar içimize. Kurban rolünü oynamaya başlar, yaşam karşısında güçsüz hissederiz kendimizi.

Ancak yaşamı ve kendimizi dikkatle incelediğimiz zaman, bu iki ruh halimizde de problemlerimizin aynı olduğunu görürüz. Sorunlarımız aynıdır ve değişmemiştir. Her ne ise problem, henüz çözülmemiştir. Biz de aynı kişiyizdir. Değişen sadece bizim ruh halimiz ve yaşama yaklaşımımızdır….

Bu açıdan bakabildiğimiz an, ruh halimizin nasıl olacağını, dış etkenlerin kesinlikle belirlemediğini anlayabiliriz.

Nasıl oluyor da bir gün dünyanın en mutlu insanı hissederken kendimizi, diğer gün dünyadaki en sıkıntılı insanına dönüşebiliriz? Aynı problem ben de tam zıt etki yapabilir mi? Bana kalırsa mümkün değil. Bir yemek, hem tatlı hem de acı olabilir mi aynı zamanda?

Yaşamı kendi algılarımızla yaşıyoruz. Yaşama hep kendi gözlüklerimizin arkasından bakıyoruz. Gördüklerimizi de kendi seçtiğimiz ruh halimizle değerlendiriyoruz. Mutluysak, huzurluysak problemimiz yolda bir tümsek gibi geliyor gözümüze, eğer mutsuzsak kocaman bir dağla karşılaşıyoruz.

Gururumuzu, egomuzu takıp kendimizi çok önemsediğimizde ve her deneyimin sonucunu kontrol ettiğimize inandığımız anda enerjimiz düşüyor, evrenle bağlantımız zayıflıyor, problemlerimiz dağ gibi oluyor.

Kendimizi, egomuzdan, narsiszmden ayırdığımızda, hiç bir sonucu kontrol edemeyeceğimizi kabul ettiğimiz ve herşeyin Tanrı/Evrenden geldiğini kabul ettiğimiz anda ise problemlerimiz bir tümsek gibi küçülüveriyor.

Küçülen problemleri de yok edebilmenin yollarından biri her zaman elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam etmek ve beklentilerimizi yok ederek kendimizi Evren’e teslim edebilmek…

Neden bilmem fark ettiniz mi ama, beklentilerimiz, onları hiç düşünmediğimiz anlarda gerçekleşir…

Gerçekten de kendimizi biraz daha az önemseyebilsek ve yaşama bakarken gözlüklerimizi kaplayan egomuzu ve gururumuzu temizleyebilsek, yaşamda başaramayacağımız hiç bir şey yok.

Biz kendi enerjimizi yükseltip, Evren’le bağlantımızı güçlendirdiğimizde Evren bizim için çalışmaya başlayacak ve problemlerin yaşamımızdan yok olmasına sağlayacaktır.

Ancak dünyada var olduğumuz sürece hep bizi zorlayan engellerle karşılaşmaya devam edeceğiz. Ancak her engeli Evren’den gelen yardımla aştığımızda, biz daha da güçleneceğiz ve sonraki adıma daha hazır olacağız.