Dönme Dolap

Her birimiz, upuzun yaşam spiralinin bir noktasındayız…

Ya aynı yuvarlakta sürekli dönüyor ve yaşamı tekrarlarken buluyoruz kendimizi, ya da spiralde bir üst yuvarlağa geçerek farklı deneyimleri hayatımıza davet edip, bilinçte yükselme yaşıyoruz.

Aslen, bugün artık çoğumuz yaşama uyandık veya uyanıyoruz…

Yaşamın farkına varıyoruz.

Gördüğümüzün ötesinde bir bilinçte var olduğumuzu biliyor ve hatta dinleyebildiğimiz zaman, ruhumuzun sesini bile duyabiliyoruz…

Bu müthiş bir uyanış!

İşte bu uyanış ile bizler, spiralin bir üst yuvarlağına çıkabiliyoruz…

Farkında olsak da olmasak da, her birimizin içinde, spiralde  yükselme güdüsü var. Yükseldikçe kendi özümüze daha çok yakınlaşıyoruz… O en müthiş, en saf, sevgi halimize… Ve o anda daha iyi olma, daha anlayışlı olma bile anlamını kaybediyor, biz zaten anlayış oluyoruz, sevgi oluyoruz ve bir oluyoruz…

Ancak bu güdüyü sürekli izlemek çok da kolay olmuyor, nitekim dönüşüm, emek, azim ve süreklilik istiyor.

Bazen biz, bu çabayı sarf etmeye üşeniyoruz ve spiralin aynı döngüsünü tekrarlayacağımızı bilsek bile, eski kalıplarımıza, kurtulmaya çalıştığımız alışkanlıklarımıza ve tarzımıza takılıyoruz.  Takılıyoruz, çünkü henüz tam hazır değiliz bir boğum yukarı çıkmaya…

Her şeyin bir anlamı olduğu gibi, tekrarların da anlamı var yaşamımızda ve her şey mükemmel bir planın parçası olduğuna göre bu yaşanan da mükemmel…

O tekrarlar bizi öylesine hazırlıyor ki bir üst bilince, biz de biraz ucundan tuttuk mu,  hemen farkındalıkta yükselip, eski kalıplarımızı kabuk gibi üstümüzden döküveriyoruz..

Ancak bu yolculuktaki niyet çok önemli… ‘Aynı tekrara sürekli yenilmeyeceğim, ben bunu aşacağım’ düşüncesi kilit noktalardan biri.

Diğer kilit nokta ise, kendimize dürüst olup, kendimizi görebilmek….

Bir kendimizi zannettiğimiz ‘ben’ var; bir de gerçekteki ‘ben’ var…  Ve genelde hayalimizdeki ‘ben’ ile yaşayan ‘ben’ arasında mesafeler var…

Kendimizi tanımazsak, kendimizi görmezsek, nasıl bir değişim yapabiliriz ki… Yaşam spiralinin aynı yuvarlağında, dönme dolap misali, döner dururuz….

Kendimizi görmediğimizi nasıl anlarız biliyor musunuz?

Her an kendimizi haklı gördüğümüzde, kendi doğrularımızdan başka doğru olmadığını düşündüğümüzde, diğerlerini değiştirmeye çalıştığımızda ve her şeyi bildiğimizi zannettiğimizde kendimizi kesinlikle görmüyoruz… Görseydik, yaşanan dramlarda kendi payımızı anlar, kabullenirdik…

Kabul etmeliyiz ki, bazılarımız, bu yaşam uykusundan, materyalizm’den hiç uyanmayacaklar… Bazılarımız uyanacak, spiralde bir kaç yuvarlak yukarı çıkacak ve orada kalacaklar; bazılarımız ise, spiralde sürekli yükselmeye devam edecekler. Bu yolculukta her ne noktada isek, sadece kendimize konsantre olmalıyız, başkasının takıldığını gördüğümüz zaman, biz nerde takıldığımızı düşünmeliyiz…

Evren’den/Tanrı’dan gelen Işık’ı  ‘birliğe’ kullandığımızda, kendimizi değiştirmeye, ilerlemeye ve yardıma akıttığımızda, spiralde yükseliriz ve aynı zamanda yanımızdakilerin de önünü açarız…