Neden Taşınıyoruz

Her birimiz yaşamımızın bir döneminde taşınırız.

Bazilarimiz sadece ayni semtte ev değiştirirken, bazılarımız şehir veya ülke değiştiririz. Yaşama baktığımız zaman ise taşınmanın sadece fiziksel sebeplerini görürüz. Evin küçük veya büyük gelmesi, transfer edilmiş olmak, sadece canımızın istemesi, çocukların okulu için taşınmak, şehir merkezine yakın/uzak olmak, evlenip taşınmak, farklı deneyimler için başka ülkeye taşınmak, hep çok gerekli sebepler gibi görünse de taşınmamızın asıl sebebi çok daha derin aslen.

Taşınırız, çünkü ruhumuz, yaşadığımız evdeki var olma süresini doldurmuştur.  Yapması gerekenlerini yapmış, karşılaşması gereken kişilerle karşılaşmış, alınması gereken dersleri almıştır. Ruh her an gelişime devam etmek istemekte olduğundan, gelişimini devam ettirebileceği en uygun mekana taşır bizi. Biz ise fizikselde kesinlike farkında değilizdir ruhumuzun bizi yönlendirdiğinden. Başka bir mekanda varolmamız gerektiği zaman, ruhumuz bize yaşam senaryosu hazırlar ve taşınmamız için mantıklı düşünceler oluşmaya başlar aklımızda.

Bazen de canımız her ne kadar isterse istesin, her ne kadar uğraşırsak uğraşalım bir türlü taşınamayız. Bir türlü istediğimiz gibi bir yer bulamayız. Beğendiğimiz evlerde de mutlaka bir sorun çıkar. Her sorunu çözmeyi başarsak da, eğer taşınmamamız gerekiyorsa, o ev tapudan bile geri döner. Bu durumda da, kendi mekanımızdaki işimiz henüz bitmemiştir ve ruhumuzun gelişimi için herşey olması gerektiği gibidir. Gelişmeye, olduğumuz mekanda devam ederiz.

Her taşındığımız evde varolmamızın bir sebebi vardır. Hangi şehirde olursa olsun, hangi ülkede olursa olsun, yaşadığımız bölgede, evin etrafında karşılaşmamız gereken insanlar, yaşamamız gereken olaylar, almamız gereken hayat dersleri vardır. Her birimizin hayata gelirken kontak kuracağı ruh-kişi sayısı bellidir.

Bazılarımız beşyüz bin kisiye dokunacaktır hayatta, bazılarımız ise üç bin kişiye belki. Dokunduğumuz insanlar, arkadaş, aile, iş çevresinden çok daha geniştir. Bindiğimiz taksideki şoförden, yolda yürürken çarptığımız kişiye, yaşamımızda yıllarca kalan aile ve dostlarımızdan, hayatımıza saniyeliğine giren herkes bu ana belirlenmiş sayının bir parçasıdır. Bazımız daha sık taşınırız, bazımız ise daha ender. Çok insana dokunmak üzere geldiysek yaşama, çok sık ev, şehir, mekan değiştirebiliriz. Her taşınma ile de yaşamımıza giren insan sayısı çoğalır. Başka deyimle, ruhumuz, diğer ruhlarla temasa geçer.

Bu temas gereklidir, zira, yolumuza çıkan her ruhun bize bir mesajı vardır ve onunla bir karma paylaşıyoruzdur…

Karşımıza çıkan herkes aslında yaşam hikayemizdeki, istediğimiz kahraman olabilmemiz için etrafımızdadır… Bazen acıtırlar, bazen mutlu ederler ama mutlaka bizde bir etki yaratırlar.

Kendileri de farkında olmasalar da ruhumuzun bir parçasını tamir etmek gelirler yaşamımıza.

Taşınmanın fizikselden öte olduğunu anlamak ve taşınma ile gelen her evi, her çevreyi, her insanı kucaklayabilmek, ruhumuza, dolayısıyla kendimize verebileceğimiz en güzel hediyedir.