Sıcacık Karşılaşmalar

Öyle sıcacık tesadüfler yaşıyoruz ki yaşamda bazen, bizi hayrete düşürüyor ve kalbimizi sevgiyle dolduruyor… Tesadüf, Tanrı’nın/Evren’in planı belki de… Hiç beklemediğimiz anda karşımıza çıkan kişiler, olaylar… Bazen o ana anlam katan, bazen ise yaşam değiştirten…

Böylesi bir deneyimimi paylaşmak istedim bugün. Hanuka zamanında, mucize haftasının başlangıcında…

11 sene önce Miami’de bir doktora gitmiştim anneciğimle beraber. Referansla gittiğimiz doktor, güney Amerikalı sıcacık kalpli bir insan… Tanıştığımız ilk anda bağ kurmuştuk… Sohbet ederken bize kendi ailesinin 1915 senesinden İzmir’den ayrılıp Güney Amerika’ya yerleştiğini anlatmıştı. Sefarad müziklerinden, sefarad yemeklerine kadar herşeyi konuşmaya başlamıştık. O kadar sevmiştik ki birbirimizi, muayene yerine hararetli bir sohbete dalmıştık…

Biz, doktora, Türk kökenleri ile ilgili sorular yağdırırken, o da bize sorular sormaya başlamıştı. Sonra nedense anneme dönüp, gençlik soyadını sordu. Annem de soyadının Şirem olduğunu söyledi. O anda doktor anneme bakakalmıştı. ‘Nasıl yani Şirem?’ dedi. ‘Evet’ dedi annem ‘Şirem. Neden?’ ‘Çünkü’ dedi doktor, ‘Miami’de benim kuzenim yaşıyor ve soyadı Şirem siz acaba akraba mısınız?’

Bizim bildiğimiz hiçbir akrabamız özellikle de Şirem soyadlı hiç kimse, Amerika’da yaşamıyordu. Biz cevap verene kadar, doktor hemen telefona sarılıp kuzenini aramıştı bile… Hattın ucundaki kuzen Şirem, doktora babasının Kilis’ten de olduğunu söyleyince annemle iyice afallamıştık, çünkü annem de Kilis doğumluydu… Böylesi bir tesadüf olabilir miydi…

Aile gerçekten de bizim akrabamız, kuzenlerimizmiş meğersem… Babaları, Kilis’te benim büyükbabamla aynı konakta doğup, beraber büyümüştü on yaşına kadar… Sonra Kilis’ten ayrılıp ailesiyle Suriye, İsrael, Brezilya, Peru’da yaşayıp sonunda Panama’ya yerlesmişler. Benim büyükbabamlar ise Kilis’te kalmışlar ve sonrasında  İstanbul’a yerleşmişler. Türkiye’deki akrabaların Güney Amerika’daki aileden haberleri yok, onların da Türkiye’de kalan ailesinden haberi yok…

Belki de hiç bir zaman öğrenmeyecektik, iki kızı Miami’ye yerleşmeseydi ve ben de Miami’de özellikle o doktora gitmeseydim….

Gerçekten de, ben de Miami’ye giderken seçebileceğim bir çok doktor arasından, Şirem ailesine akraba olan doktora gitmeyi seçmişim, hiç bilmeden… Evren/Tanrı nasıl da yol çiziyor aslında bizlere…

Tabii ki müthişbir heyecan ile Miami’deki ailemiz ile bir araya geldik sonunda. Gelenekler, davranışlar o kadar benziyordu ki… Hele ilk gece Şabat yemeğine gittiğimizde, annemle beraber kendimizi anneannemin evinde hissetmiştik… Bir de kuzenin babasını gördüğümüzde büyükbabamla o kadar benzerlik bulmuştuk ki, inanılır gibi değildi… Herkes herkesi çok sevmişti ve beraber geçirilen bir süreden sonra bizler İstanbul’a evimize dönmüştük…

Bu olay bu şekilde kalsaydı belki sıcacık bir karşılaşmadan bahsedebilirdik  ancak olaylar öyle bir gelişti ki, artık bunun Tanrı’nın bir planı olduğunu anlayabiliyorum…

Eşim ve çocuklarımla seneler sonra Amerika’ya taşınmaya karar veriyoruz. Taşınmadan önce Amerika’ya geliyoruz ev, okul ayarlamaya… Seçtiğimiz yer, Miami… Yaşamak istediğimiz bölge, tamamiyle şansa (şans var mı acaba!), kuzenlerin yaşadığı bölge… Kiralık ev arıyoruz ve bir türlü bulamıyoruz. Herşey bloke. İstanbul’a dönmek üzereyiz hala elimiz bomboş… Dönmeden bir akşam kuzenlerle yemeğe çıkıyoruz, sekiz sene boyunca hiç görüşmememize rağmen herkes sıcacık… Sohbetleşiyoruz. ‘Tesadüfe bak’ diyorlar. ‘Madem ev arıyorsunuz babamızın evini kiralayın. Bir hafta önce evi kiralamaya karar verdik. Kendisi artık Panama’dan eskisi kadar sık gelemeyecek Miami’ye, evi de sadece tanıdık birine kiralamak istiyoruz.’

Eve bakmaya gidiyoruz… Adres inanılmaz… Tam istediğimiz bölgede… Şaşkınız… Tanrı bizi bir yolda yürütüyor. Biz artık teslim olduk…. Ve arkasından hiç düşünemediğim bir aile, bir dostluk… Sadece biz mi? Çocuklar da…

Benim yaşamımı Tanrı düzenlemiş zaten. Bana sadece kendimi bırakmak ve güvenmek kalmış… Hep yapabiliyor muyum? Tabii ki hayır! Ama deniyorum ve içimden biliyorum ki karşıma ne çıkıyorsa, olumlu karşılaşmalar da, olumsuzluklar da, benim için en iyisi…

Daha sonra doktorla konuştuğumuzda hiç bir hastasının annesinin gençlik soyadını sormadığını,  o anda içinden gelen bir dürtüyle, bu soruyu anneme yönelttiğini anlatıyor bize.

Dürtülerimizi, bazen dinliyoruz, bazen ise susturuyor, yersiz buluyor ve harekete geçmiyoruz…

Bir soru sordu bize doktor içindeki sesi dinleyerek, yepyeni açılımlara sebep verdi yaşamımızda…..

Belki tesadüf, belki Tanrı’nın planı, önemli değil… Çünkü yaşam aktıkça güzel, dürtüleri dinledikçe, geleni fazla kurcalamadan yaşadıkça, yenilikleri kucakladıkça…

Yaşamda her ana güvenmemiz ve hep sıcacık karşılaşmalar deneyimlememiz dileğiyle…

One thought on “Sıcacık Karşılaşmalar

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s