Yaşam Pusulası

Yaşam pusulası bize her an yol gosteriyor.

Pusulayı izleyince bilincimiz yükseliyor ve Evrenle aynı frekansa geçiyoruz.  Bu frekanstayken müthiş bir sakinlik yerleşiyor içimize ve teslim oluyoruz yaşama. Bedenimiz, ruhumuza yol veriyor; yani ego kenara çekilip ruhun kendini ifade etmesine izin veriyor.

Ruh özgürleşince, geçmişimizin tam da yaşanması gerektiği gibi yaşandığını kabullenip, resmin bütününü görmeye başlıyoruz.  Hata yok, yanlış yok, acı yok, kayıp yok… Hepsi bir illüzyon. Yaşam bir oyun. Amaç ise, Yaratıcı ile bir olabilmek, özümüze dönebilmek…

Öylesine farklı bir boyutta yaşam başlıyor ki bu bilinçteyken, ihtiyacımız olduğunda zaman bile yavaşlıyor, trafik açılıyor, ihtiyacımız olmadan kaydettiğimiz bir telefon numarası veya çantamıza öylesine attığımız eşya mutlaka kısa bir sürede anlam kazanıyor.

Bu akışı, mucize zannediyoruz; yaşananlara olağan üstü diyoruz, anlam bulmaya çalışıyoruz… Oysa  aslında yaşananı olası kılan biziz. Yükselen bilincimiz sayesinde Yaratıcı ile bağlantımızı güçlendirdiğimiz anda herşey rast gitmeye başlıyor…

Bir de eşzamanlılık yaşıyoruz. Kendimizi yakın hissettiğimiz insanlarla farkında olmadan benzer deneyimlerden geçiyoruz.

Bu muhteşem bir uyum ve aslında her an bu enerjide var olabilme potansiyelimiz var. Evren, bize, her daim konuşuyor. Gerek beş duyumuzu, gerek rüyalarımızı kullanarak surekli yasam bize fısıldıyor. Biz dinlemeyi, teslim olmayı, kendi inanç kalıplarımızı kırıp, olanı kabul ettiğimiz sürece bağlantıdayız ve imkansız olan, mümkün oluyor yaşamımızda.

Enerjimiz yükseldiği zaman etrafımızdaki herkese sabrımız var. Herkesin pozitif taraflarını görmeye başlıyoruz, içimizden sevgi yayılmaya başlıyor… Hani yaşamdaki herkes bizim aynamız ya… Aynada iyi taraflarımızı görmeye başlıyoruz. Bu sevgi yumağında varolurken kendimizle barışıyoruz, etrafımızdakileri de daha çok sevmeye başlıyoruz.

Pusulayı izlemek için, sabahları uyandığımızda beş dakikamızı ayırıp , sahip olduğumuz herşey için teşekkür edeirek Evrenle/Yaratıcı’yla bir bağlantı kurabiliriz.  İçimizden gelen sesi her ne kadar akıl dışı olsa da dinleyebiliriz, yaşamın fısıltılarını duyabiliriz. Mesela bir işe her elimizi attığımızda terslik oluyorsa, bir kişiye her ulaşmak istediğimizde telefonumuz takılıyorsa, bu fısıltıyı duyup, o iş durumunu tekrar değerlendirebilir, o kişiyi o an aramaktan vazgeçebiliriz. Veya arabanın sinyaline yanlışlıkla çarptıysak ve sinyal verdiğimiz tarafta bir yol varsa, o yola sapmayı seçebiliriz. Yaşamda hiçbirşey öylesine olmaz, ve hiç bir şey tesadüf değildir.

Evren’de tek bir bilinç var ve her yaratılmışın içinde de bu bilincin bir parçası.  Bu ilahi bilinç sayesinde, sadece, herşey, her an bağlantıda ve iletişimde…

Yaşam pusulası işte bu yüzden çok önemli ve pusulayı izlemek her ne kadar zor görünse de aslında çok basit.