Adımızın Önemi

Seneler önce, dünyanın en mistik yerlerinden biri olan Safed’de bir meditasyon seansı almıştım. Seans süresince değişik sesler ve şarkılarla meditasyon yapmayı öğreniyordum. O ana kadar bir çok farklı tekniği denemiş olmama rağmen sesli meditasyonun gücü beni hayretler içinde bırakmıştı. Seansin en etkilisi ise adımı kullanarak yaptığım meditasyondu. Bu bambaşka bir deneyimdi. Etrafımdaki herşey kaybolmuştu. Ruhum ve bedenim bir olmuştu. O kadar derin bir meditasyona girmiştim ki, bu sefer, hocam, benim adımı bir kaç defa fısıldayarak beni kendime getirmek zorunda kalmıştı. Meditasyon bittikten sonra bedenimin bembeyaz bir ışıkla dolduğunu hissetmiş, sonsuz bir mutlulukla doluvermiştim. Daha sonra da etrafımdakiler, bana ne yaptığımı sormuş, tüm gün boyunca parladığımı söylemişlerdi.

Adımızın ne kadar önemli olduğunu ve içinde yaşamımızdaki amacımızı taşıdığını biliyordum ama ruhumuzla bedenimizi böylesine birleştirecek güçte olduğu aklımın ucundan bile geçmemişti.

Çoğumuz, adımıza pek önem vermeyiz veya önem versek bile üstünde durmayız. Hatta çoğu zaman yanlış telafuz edildiğinde düzeltmeye bile zahmet etmeyiz. Ancak adımız o kadar önemli ki, kendimizi kaybettiğimizde, baygınlık geçirdiğimizde ve çok derin uykudayken, bizi kendimize getiren, ‘an’a baglayan adımızın bize söylenmesidir.

İsmimiz bizi fizikselde temsil eden kelimelerin birleşiminden çok daha ötedir; Evrenden gelen yaşam enerjisinin, ruhumuzdan bedene ve fiziksele açılması için gerekli, sadece bize ait olan bir birlesimdir. Daha net olmak gerekirse, adımız söylendiğinde ruhumuzdan gelen yaşam enerjisi aktive olur ve biz ‘an’a, fiziksele döneriz.

Bir çok geleneklerde, kişi ruhsal gelişimde bulundukça ismine ek isim veya harfler eklenir. Ölümcül bir hastalıgı olanın yazgısının degismesi icin adı değiştirilir. Aynı zamanda, bir kisinin adını yok ederek, o insani manevi olarak öldürebilirsiniz. Soykırımda da aynen bunu hedeflemişler ve  milyonlarca insanın adını yok sayıp, herkese bir numara verip, o numarayı da kollara damgalanmıştır.

Kişi adı olduğu sürece vardır ve içinde  yaşamdaki amacı taşımaktadır . En önemlisi de adlarımız kesinlikle tesadüfen bize verilmemiştir.

Anne babalar,  bebeklerin isimlerini bir şekilde kendi seçtiklerini söylerler.  Doğru adı bulana kadar ne anne, ne baba rahat eder. Onlar bir türlü isim beğenmediklerini zannederler ancak bebek kendine uygun ad seçilene kadar diğerlerini red eder. Bebek kendine uygun olanı anneye fısıldar. Sonunda da bebeğe en uygun olan isime karar verilir. Dolayısıyla adıyla sıkıntısı olanlarımız varsa, bize yaşamımızdaki amacımıza ulaşabilmek için en doğru adı taşıdığımızı söylemek isterim.

Bir meditasyon paylaşmak istiyorum. Hani bazen yaşamda kaybolduğumuzu hissederiz ya… koşuşturmadan biraz ruh beden ayrı hissederiz… Veya kendimize küs olduğumuz zamanlar olur… İşte tam o anlar için sizi tekrar ‘Bir’ yapacak bir meditasyon…

Rahat edeceğiniz loş ışıklı bir mekana geçin, size huzur veren bir müzik koyun, sandalyede oturun veya yerde oturup bağdaş kurun… Gözlerinizi kapatın. Gevşeyin. Kendi adınızı önce kısık sesle söyleyin ve yavaş yavaş sesinizi yükselterek adınızı tekrar etmeye devam edin. Susma ihtiyacı hissedeceksiniz. Sessizleşin. Size doğru akan enerjiyi hissedin. Adınıza, kendinize sevgi gönderin. Bir süre böyle kalın ve hazır olunca yavaş yavaş gözlerinizi açın. Enerinizin yükseldiğini sonsuz bir teşekkür duygusuyla gözlemleyin.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s