Kaosu Yenmek

Hangimizin yaşamında kaos yok? Ben şahsen bugüne kadar hayatı dümdüz çizgide giden bir insan tanımadım. Her birimiz payımıza düşen senaryoları yaşadık ve daha da yaşayacağız…

Genelde yaşamımıza bir kaos oturduğunda, kurban rolünü seçeriz. ‘Bu neden benim başıma geldi? Niye ben? Ben ne yaptım ki ona? Ben bunu mu hak ediyorum’ gibi bir çok isyan sorularıyla beynimizi doldurur, kendimizi haklı çıkartacak bir çok cevap bulur ve karşımızdakini veya yaşamı suçlar, ellerimizi yıkayıp durumdan temiz çıkmaya çalışırız… Belki çıkarız belki de çıkamayız. Ancak bu tür reddetme durumunda olduğumuz zaman, aynı tür kaosu faklı insanlarla, farklı bir zaman diliminde tekrar yaşarken buluruz kendimizi…

Yaşam kendini tekrarlar. Biz değişmediğimiz, yaşama farklı bakmadığımız sürece aynı senaryoyu farklı yardımcı aktörlerle yaşar, kendimiz ise hep baş aktör olarak kalırız.

Değişim ile bilinçlenerek yapabileceklerimizin sınırı sonsuz… Kaos ise daraltıcı, bunaltıcı ve kısıtlayıcı. Hedef kaostan, değişime geçebilmek ve yaşamımızda aydınlık yaratabilmek!

Aydınlığa çıkabilmek için gelin önce kaosu iyice anlayalım:

Herbirimizin etrafında manifest etmeyi bekleyen bir negatif enerji rezervi vardır. Bunu siyah bir buluta benzetebilirsiniz.  Bizi hep negatifte, egoda tutmak isteyen…  Aslında bu negatif enerji, potansiyelde arınıp, pozitife dönmek üzere beklemede. Bu enerjiyi ancak ve ancak bizler yaşamımızda attığımız adımlarla ya siyahta tutarız ya da beyaza çevirebiliriz.

Peki nasıl bu negatif enerjiden kurtulacağız?

Öncelikle hayatımızda varolan kaosu kabul etmeliyiz. Yaşama isyan edeceğimize düşünce tarzımızı değiştirmeye çalışmalıyız. ‘Bu kaos benim hayatımda oluyor çünkü bu olaydan benim öğrenmem gereken bir ders var. Baş aktör benim ve tüm sorumluluk benim. Madem sorumluluk benim, o zaman ben ne yaptım ki şu anda bunu yaşıyorum’  Hatta bir adım daha ileri gidip kendimizi yargılamaya gitmeliyiz. Ancak yargılama kendimizi asla mahkum etmek için olmamalı. Sadece neyi değiştirebileceğimizi anlamamız için olmalı.

Bu işlemi yapmaya başladığımızda evrendeki negatif enerjimizi arındırmaya başlarız, farkında olmadan; çünkü kendimizi yükseltebilmiş, Evrenden/Tanrı’dan gelen yoğun Işık’a açabilmişizdir kendimizi. Sadece düşüncemizi değiştirmeye başlamamızla bile içimizde inanılmaz bir güç hissetmeye başlarız. Kaos zannettiğimiz senaryomuz anlamadığımız bir şekilde kendiliğinden düzelmeye başlar. Bize zorluk çıkaran insanlar garip bir şekilde yaşamımızdan uzaklaşırlar. Ve çözümler arka arkaya kapımıza gelirler…

Biz kaos dediğimizi yaşamışızdır ancak kendimizi o kadar yükseltmişizdir ki, olay artık sadece bizim büyümemize yardım eden bir senaryo olarak geçip gitmiştir hayatımızdan.

Değişimin kişide başladığını hepimiz biliyoruz artık. Hepimizin bir şekilde birbirimizle bağlı olduğunu da biliyoruz. Dolayısıyla bizim etrafımızda varolan bu negatif rezervi dönüştürülmediğinde, etrafımızdaki diğer insanların negatif enerjileri ile de birleşeceğini anlayabiliriz.  Bu birleşen negatif enerji yoğunlaşarak geniş kitlede, yurt çapında –hatta dünya çapında bile-  büyük bir enerji girdabı yaratabilir ve kendini, deprem, kasırga, tsunami misali, doğal afet olarak yaşamımızda gösterebilir. Etrafımızda varolan her doğal afette bizim de bir payımız olduğu gibi, değişim yaptığımız anda potansiyeldeki bir afeti de hafifletme ve hatta belki de durdurma gücümüz var.

Değişim ile beraber yaşamımıza iyilikseverlik ve nezaketi de entegre etmeliyiz. Etrafımıza ve kendimize nasıl daha iyi davranabilirim, neyi nasıl değiştirebilirim diye bakmalıyız: Asla ne kadar hatalıyım, ne kadar yanlışım diye değil!

Kendimize döndüğümüzde amacımız kendimizi kesinlikle kurban etmek değil; sadece içimizde varolan olumsuzu dönüştürebilmek olmalı.

İşte bu anda Evren’den bize öyle bir enerji gelir ki, ruhumuza akan bu enerji sayesinde potansiyelde duran negatif rezerv temizlenir. Kendimizde başlattığımız arınma ise hem yakınlarımızda hem de geniş kitlede kelebek etkisi yaratır.

Kendisiyle çalışmak isteyenler için Rav Shlomo’nun bize verdiği egzersizi paylaşmak istiyorum:

1.   Kendinizde değiştirmek istedikleriniz için bir liste yapın, madde madde yazın

2.   İlk maddeye geri dönün ve sırayla her maddeyi okuduğunuzda kendinizi nasıl görmek istediğinizi hayal edin.

3.   Alıştırmayı bitirdikten sonra kağıdı yakın.

Ve herzaman Sevgide ve Işık’ta kalın

 

Miami, 2 Haziran 2014

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s