Feng Shui - Türkçe, Türkçe

Feng Shui Gözlükleri

Yaşam bir süre sonra çoğumuz için monotonlaşır. Sabah kalkarız, işe gideriz, çalışmıyorsak başka işler kovalarız, evimize döneriz, yemeğimizi yer, televizyon seyreder veya akşam programımızı uygular daha sonra yatarız. Günlerimiz bir süre sonra birbirine benzemeye başlar. Bu döngüde bazen açan bir çiçeğin güzelliğini, yapraklanmaya başlayan bir ağacın muhteşemliğini, yağmurun tazeleyici enerjisini algılamakta zorlanırız… Yaşam geçiyordur yanı başımızdan biz de kendi fanusumuz içinde yaşamaya çalışıyoruzdur…

Yaşamda yolumuzu bulmaya çalışırken bir çok dış etkeni görmediğimiz gibi, evimizi de kendi haline bırakırız. Sonra değiştiririm diye tuttuğumuz bir çok eşyamız; beğenmediğimiz, yenisini alırım diye düşünüp salonumuzda sergilediğimiz bir çok mobilyamız, süs eşyamız vardır. Bunlara da zamanla alışır, görmemeye başlarız, bilinç altımızı ne kadar rahatsız ettiğini farketmeden…

Bazen de senelerdir severek kullandığımız renkler, eşyalar, mobilyalar bize çirkin görünmeye başlar. Enerjinin tıkanıklığını “ev üstüme geliyor” cümlesiyle ifade ederiz….

Feng Shui gözlüklerimizi takmaya başladığımızda farklı bir bilinçle yaşamaya başlarız. Evimizdeki herşey bize konuşmaya başlar. Etrafımızı farklı bir algıda görmeye başlarız. Bu çok önemlidir. Evimize bir gün ‘misafir’miş gibi girip etrafı yeni gelen bir kişinin gözüyle görebilmek, bir çok sıkışıklığı, durağanlığı farketmemize yardımcı olur.

Bu sebeple bir gün evinize misafirmiş gibi girmenizi ve elinize kağıt kalem alarak size rahatsızlık verenleri yazmanızı tavsiye ederim. Listenizi bitirdikten sonra herşeyi bir anda değiştirmeye çalışmayın… Tek tek, yavaş yavaş… Kendinize zaman tanıyarak… Büyük değişimlerden bahsetmiyorum, sadece koltukların üzerinde duran yastıkların renklerini bile değiştirerek inanılmaz bir enerji yaratabilirsiniz veya kapınızın tam girişinde bulunan aynayı bir tablo ile değiştirerek de… Sadece Feng Shui gözlüklerinizi takın ve içinizdeki sesi dinleyin…

Bu değişimleri yaparken uygulayabileceğiniz bir kaç ipucu vermek isterim sizlere…

  •     * Evinizin kapısı, yaşam enerjisinin evinize girdiği noktadır. Bu alanın ışıklandırılmış, toplu ve içinizi ısıtan bir şekilde olmasına dikkat edin.
  •     * Kapınızın dışında, o evde sizin oturduğunuzu simgeleyen malzemeler olmalı. Sizi ifade eden bir saksı, gazetelik, hoşgeldin yazısı…
  •    * Giriş kapısının hemen karşısında, girdiğiniz anda kendinizi görebileceğiniz aynanız varsa, onun yerini değiştirmenizi tavsiye ederim çünkü enerji aynadan dolayı evden geri çıkar.
  •    * Giriş kapısından girdiğinizde hemen karşınızda kocaman bir pencere varsa ve kapı ile pencere arasında hiç bir şey yoksa enerji yine çıkıp gider. Mutlaka araya mobilya veya rüzgar çanı koymanız gerekir.
  •    * Mutfak, evin kalbidir. Bu alanın da derli toplu, temiz, aydınlık olmasına özen gösterin.
  •    * Mutfakta canlı çiçekler kullanmaya özen gösterin.
  •    * Mutfakta lavabo ve ocak yanyana ise aralarına mutlaka ahşap bir malzeme yerleştirin. Mesela tahta kaşıklar…
  •    * Yatak odalarında, yataklarınızda yattığınızda kendinizi görebileceğiniz boy aynaları kullanımından sakının.
  •    * Yattığınız zaman ayaklarınız doğrudan kapıya bakıyorsa ve kapı eşiği ile aynı hizzada ise lütfen ilk iş yatağınızın yerini değiştirin.
  •    * Salonunuzda veya yaşam alanınızda evinizdeki herkesin beraberce olabileceği, bir şeyler paylaşabileceği bir ortam yaratmaya çalışın.
  •    * Etrafınızda ölmüş, kurutulmuş çiçek istemeyiz ama güzel yapılmış ve sizin içinizi açan şık, yapma çiçekler kullanabilirsiniz.
  •    * Evinizdeki aynaların temiz, lekesiz olmasına ve evde yaşayan herkesin aynada kendisini görebilmesine dikkat edin.
  •    * Eğer bekarsanız veya bir ilişkiniz var ve kendinizi yalnız hissediyorsanız, mekanınızda tek başına kadın resimleri, figürleri aynı şekilde tek başına erkek resimleri, heykelleri kullanmayın.

Feng Shui’de en sevdiğim ve uyguladığım felsefe şudur: “bozuk değilse, tamir etmeyin!” Kısacası, eğer yaşamınızda mutluysanız, bir sıkışıklığınız yoksa, bırakın yaşam aynı şekilde akmaya devam etsin…  Ama eğer bir şeyleri yenilemek, düzeltmek istiyorsanız, ve içiniz size ‘hadi’ diyorsa, o zaman hiç ertelemeyin, bugün Feng Shui gözlüklerinizi takın ve evinizi ziyarete gidin…

Sevgide ve Işıkta kalmanız dileğiyle,

Eda Birol